Kendine Yolculuk Atölyesi

Meslektaşlarıma verdiğim eğitimlerden bazı küçük kesitleri sosyal medyada paylaşıyordum. Psikolog olmayan bir grup takipçim de bu eğitimleri ısrarla almak istediler. “Bunlar meslek profesyonellerine verdiğim eğitimler. Bunları size veremem.” dediysem de sakalım olmadığı için beni dinlemediler. Baktım ki şerlerinden kurtulamayacağım, bunu bir atölyeye dönüştürdüm. Biraz eğitim, biraz grup terapisi, biraz yaşantı grubu tadında keyifli bir çalışma çıktı ortaya. Bu arada tahmin edeceğiniz gibi beni buna ikna edenler ortadan kayboldular ve çalışmaya katılmadılar. Ama güzel bir atölyeye vesile olduklarını itiraf etmeliyim. 🙂

12 hafta 24 saatten oluşan bu atölye çalışmasında, insana dair çok şeyler konuşuyor ve bizimle tanış olmaya gelen dostlarla keyifli paylaşımlar yaparak hem büyüyor hem öğreniyor hem de sosyalleşiyoruz.

Randevu al

Kendinizi keşfedecek bir yolculuğa çıkmak için bugün randevu alın.

Çalışma Alanlarım

Psikoterapi

Benim için psikoterapi, hazır çözümler değil; sahici karşılaşmalardır.

Birlikte acıya oturmayı, sessizlikle dost olmayı ve kendi içinden geçen yolları bulmayı içerir. Danışanlarımla her seansı bir kelimeye benzetirim. Bazısı soru olur, bazısı ünlem, bazısı üç nokta… Ama hepsi bir cümleye dönüşür:

“Kendimi ilk kez gerçekten duymaya başladım.”

 

Eğer bu satırları okurken içinden bir cümle geçiyorsa, belki de birlikte bakabileceğimiz bir şey vardır.

Süpervizyon

Benim süpervizyon yaklaşımım, analiz edilen bir seansın ötesinde bir birlikte düşünme alanıdır. Danışan-anlatısı üzerinden değil, terapist-varlığı üzerinden ilerler. Çünkü çoğu zaman ne söylediğimizden çok, nasıl durduğumuz belirler terapötik etkiyi.

Seansa neden böyle girdin?

Orada neden sustun?

O cümleyi duyamamanın nedeni neydi?

Süpervizyon, teknik doğruları değil, içgörüye açılan yolları önemser.

Ve çoğu zaman şu cümleyle sonlanır:

“Şimdi kendimi odada daha net duyabiliyorum.”

İç Eklektik Yaklaşım Psikoterapi Eğitimi

Bilgi yalnızca aktarıldığında değil, birlikte dönüştürüldüğünde anlam kazanır.

Benim için eğitim, sadece sunumlar ve slaytlar arasında dolaşan kuru bilgi değil; terapötik düşünmenin filizlendiği bir zemin. Katılımcıların sadece dinleyen değil, düşünen, sorgulayan ve kendi deneyiminden yola çıkarak anlam kuran öznelere dönüştüğü bir alan.

Eğitimlerde çoğu zaman şunu fark ederiz:

Konu ne olursa olsun, asıl mesele hep insanın kendisidir.

O yüzden bir savunma mekanizmasını anlatırken bir çocukluk anısını anımsarız, bir kuramdan söz ederken kendi masalımızla karşılaşırız.

Benimle çalışan uzmanlar, eğitimi bir “bilgi yüklemesi” olarak değil, bir “iç yolculuk” olarak deneyimler.

Tüm merak ettikleriniz için bize aşağıdaki formu doldurarak ulaşabilirsiniz.